ÖNSÖZ
ÖNSÖZ
GEREK ŞART: NAMAZ
Bizleri yaratmak ve kendine vasıl etmek için vesile olarak başta namaz olmak üzere tüm ibadetleri öğreten ve hatta farz kılan Allah’ımıza sonsuz hamdler ve senalar olsun.
“Namazı benden gördüğünüz gibi kılın.” diye tavsiye eden ve O’ndan gördüğümüz gibi eda ettiğimizde inşAllah vasıl olacağımız Hazreti Muhammed as.’da sonsuz salat ve selamlar olsun.
Namazı eda etmenin gelinebilecek son seviye olduğunu idrak edip tüm hayatını gerçek namazı kılabilme cehdiyle yaşayan ve ölen tüm büyüklerimize de, hangi meşrep, hangi merkez veya hangi muhitte olursa olsun selamlar ve hürmetler olsun. Bu kitabın oluşmasına vesile; bir vakit namazında Sakarya Üniversitesi Kampüs Camii’ne girerken içime doğan kılmayan kişilerin hangi yaş grubunda olursa olsun namazı kılmaya başlaması, alışmasına dair “zor, gerçekten zor…” minvalli düşünceydi. Zor olmasına belki de çok zor olan ancak ifa edilmesi de zorunlu bu ibadetin bir şekilde insanlara tanıtılması, sevdirilmesi belki korkutarak ta olsa alışkanlık kazanmalarını sağlamaya çalışması da diğer Müslümanların görevidir diye düşündüm. Bu bağlamda kumsala vurmuş binlerce deniz yıldızından birini tutup denize atabilir miyiz ki amacıyla belki küçük bir risale hacminde, “Derdimiz Namaz” isimli çalışma yapmaya karar verdim. Nitekim konuyu çalışırken ve faydaya matuf bu çalışmaya hazırlanırken; Bakara Süresi 45. ayette “Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Şüphesiz bunlar, Allah’a huşû ile boyun eğenlerden başkasına ağır gelir.” buyurulduğunu gördüm. Bunun benim fikrimle paralel olarak zaten kolay olmadığının da tarifini gördüm. Burada sabır zor olduğu gibi namazı ifa etmenin zor olduğu belirtilmiştir. Yani namazı sabırla ifa, Allah’a iradi olarak huşu ile boyun eğmeyi tercih etmekle alakalıdır. İşte dert edindiğimiz konu, namazın kendisi değil, namazın kılınmıyor olmasıdır. Buna atıf olsun diye de bir kitap hacmine erdirmek istediğim bu çalışmanın adını; “DERDİMİZ NAMAZ” olarak belirledim.
Yola girmek, yolda gitmek ve en önemlisi de menzile varmak için gerek şartların başında namaz gelmektedir. Çünkü ulaşılabilecek nihai en güzel menzil, cennette Efendimiz as. ile birlikte olabilmektir. Bunun için yapılması çok işler vardır elbette. Ancak namaz, kemiyet ve keyfiyet olarak çokça namaz elzemdir. Şöyle ki;
Resûlullah’ın hizmetkârı ve Ehl-i suffe’den olan Ebû Firâs Rebîa İbni Ka’b el-Eslemî ra. şöyle dedi:
“Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte gecelerdim. Abdest suyunu ve öteki ihtiyaçlarını ona getirirdim. Buna karşılık bir keresinde bana:
- “Dile (benden ne dilersen)” buyurdu. Ben:
- Cennette seninle beraber olmayı isterim, dedim. Peygamber sav.
- “Başka bir şey istemez misin?” buyurdu. Ben:
- Benim dileğim bundan ibarettir, dedim. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:
- “Öyleyse çok namaz kılıp secde ederek, kendin için bana yardımcı ol!” buyurdu.
Müslim, Salât 226. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 22; Nesâî, Tatbîk 79
Hedefi gerçekleştirmek için yapılması gereken şartların en başının namaz olduğu gayet açık bir şekilde belirlenmiştir. Allah’ın yardımı namaz kılanların üzerine olduğu gibi, Resulullah’ın inayeti ve şefaati de bu hadisle anladığımız kadarıyla namaz kılanların üzerine olacaktır. Sadece çokça namaz kılmak, Efendimiz ile bir arada olmak için tavsiye ve emredilmiştir. Mademki Muhammediyiz, O’nun la birlikte olabilmek için olmalıdır seyr-ü seferimiz. Bu yolun sonu O’na çıksın istiyorsak, sabırla namaz kılmaya devam etmeli, namaz kılarak yolun zorluklarına sabretmeliyiz. Her hâlükârda sabırla namazı mezc etmemiz gerektiği açıktır. Zaten emir olarak telakki etmemiz gereken önerme; “Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerin yanındadır.” (Bakara 153) şeklinde Kuran’da bildirilmiştir.
Allah ile Resulullah ile lika (buluşma) anına değin sabretmeliyiz ki beklentimizi hak etmiş olalım. Kıl namazı al bu en güzel mükâfatı demek dile kolay olsa da uygulaması o kadar da kolay değildir. Dahası bu asgari kulluk şartlarının en temeli sayılan bu ameli ifa edenler, toplum bazında bakıldığında çok düşük oranlarda kalmaktadır. İşte fert fert her insanımızı bu asgari kulluk ameliyesine; başta alışmak, severek ifa etmek, yerine getirmek ve gerçekleştirmek aşamalarının her birini tedrici olarak kazandırmalıyız. Namazı yerine getirmek suretiyle Allah’ın onlara rahmet nazarları ile nazar etmelerini sağlamak için alıştırmalıyız kılmayanları. O hazzı tatmaları için öğretmeliyiz onlara. Namazı Resulullah’ın kıldığı gibi kılmaya çalışmayı, kılmalarını iştiyak haline getirtmeliyiz.
Geri Dön
© Eser Kocatepe All Rights Reserved. Designed by Mehmet Ali Kocak