1. ÖNSÖZ
Biz Hazreti Muhammed as. Ümmetine diğer ümmetlerin Peygamberlerini de örnek göstererek kapristen ve yanlış bakış açılarından koruyan Allah’ımıza sonsuz hamdler ve senalar olsun ki ona ne kadar hamd ve sena etsek azdır.
Hiçbir kaprise girmeden diğer tüm Peygamberanı izamı kardeş olarak gören onlar hakkında bizlere hep olumlu referanslar vererek haklarında kötü zanlara sahip olmamamızı sağlayan Peygamberimize De sonsuz salat ve selamlar olsun.
Tüm Peygamberler gibi Efendimiz Hazreti Muhammed as.’ın keşke ümmeti olabilse idim dediği O Yüce Peygamber Hazreti Musa’ya (as.) ondan almamız gereken öğretilere ve örnekliğe sonsuz saygı ve sevgiyle yaklaşıyorum.
Tüm muhabbetini menşei Cenab-ı Allah’dan alan ölmüş yaşamış tüm mümin muvahhit kullara mağfiret ve rahmet diliyorum.
Hazreti Musa as. Ulul Azm Peygamberlerin üçüncüsü olması ve Kuran’da adı en çok defa geçmesi hayatına özenle ve ilgiyle dikkat çekilmek istendiği anlamlarını taşımaktadır. Adının en çok kez geçmesi, hayatına dair farklı onlarca kıssa (anektod) anlatılması, incelemeye ve kronolojik olarak anlatmaya değer ve gerek olduğu fikri oluştu içimde. İş bu nedenle Hz. Musa’yı Kuranda anlatılan yaşadığı hadiseleri kronolojik olarak sıraya koyduğumuz bir çalışmayla öğrenmeye çalıştığımız bu eseri hazırlamak istedim. Ayet nüzul sıraları, Kuran’da olduğu yerleşim sırası değil de Hz. Musa’nın (as.) başından geçtiği sıralama ile anlatımımızı sürdüreceğiz. Kuran’daki kıssalarının yanı sıra ulaşabildiğimiz ölçüde doğruluğu kabul görmüş hayatına dair menkıbelerininde işleneceği bir eser olmasına çalışılmıştır. Burada kıssaların yaşanma sıralarının yanı sıra, kıssaların içerisindeki diyalogların ve olayların da yaşandığı sıralamaya uyulmak istenecek ve gerçeğe muvafık olmaya çalışılacaktır. İnşallah beklediğimiz ve umduğumuz kalitede, ama daha ziyade olarak ta faydalı bir eser ortaya çıkması Rabbimizden niyazımızdır.
Hazreti Musa as. Allah Teala ile mülaki oldukça aldığı manevi zevk ve iştiyak en nihayetinde kendisini “Allah’ı görmeyi istemeye” kadar götürdü. Allah’ı görme salahiyeti Hazreti Muhammed sav.’de olduğu kendisine bildirilince de keşke O’nun as. Ümmetinden olabilse idim diye ah eyledi. Ulul Azim bir Peygamber olduğu halde, Efendimiz as.’a duyduğu ve gönlünde oluşan derin muhabbete karşılık, Efendimiz as.’ın bir ümmeti olarak kendisini tanımaya ve tanıtmaya çalışan bir eser telif etmek, her ne kadar yetkinlikte olmasam da bir vefa borcu olsa gerek diye düşündüm.
Hazreti Musa as. Kuran’da adı en çok kez geçen, yaşadığı hadisatın çoğu anlatılan Peygamberdir. Hazreti Musa’nın hayatında inanan Yahudiler, inanan Hristiyanlar ve en önemlisi inanan Müslümanlar incelenmesi hedefi koyulmuş olmaktadır. Bu sayede Yahudi topluluğun nasıl bir sosyolojik ve bireysel vakıa olduklarının anlamamızın lazım olduğunun anlamaktayız. Her devirde firavunla temsil edilen güç merkezleri mevcuttur çünkü. İnanan Yahudiler o tarihlerde nasıl ki, Musa as. önderliğinde firavun ile mücadele metodolojisi yürüttülerse her çağda inananlar o çağın şeriatı ahkamiyesini baz alan bir mücadele ile mesuldürler. O dönem sihir ve büyü en revaçtaydı. Musa as. Firavun tarafından görevlendirilen sihirbazlarla mücadelesi bu açıdan önemlidir. Biz de çağın ve zamanın gerekleri, gerçekleri, gereçleri ve gerekçeleri ile donanmalıyız. Ama bu gerçekler, gerekçeler ve gereçler meşru olmak zorundadır.
Allah için yaşayan bir genç olup yetişmenin mümtaz misallerinden biri olan Hazreti Musa as.’ın tevhid mücadelesi, günümüz genç insanlarına bir kılavuz hüviyetinde olmalıdır. Allah ile içeriği çeşitli kıssalarda rivayet edilse de nasıl olduğunu tam anlayamayacağımız bir mükâleme gerçekleştiren bu kutlu nebinin hayatını hem öğrenmeye hem anlamaya hem de hareket tarzı üretmeye vesile etmesini Cenab-ı Allah’dan dilemekteyim.
Geri Dön© Eser Kocatepe All Rights Reserved. Designed by Mehmet Ali Kocak