1. ÖNSÖZ

Bizlere Çeşitli sürelerle ve onların içindeki her bir ayetle kendini bileye ve bulmaya davet eden Allahımızın şanı ne kadar övülse ve anlatılsa da kafi gelemeyecek kadar büyüktür. O öyle büyük bir şandır ki, Hazreti Muhammed sav. Gibi yüce bir zatı hem örneklik hem önderlik görevleriyle bizlere göndermiştir.  O yüce nebi ile bizlere çok ayetler ve sürelerden oluşan bir Kitap ile tebliğde bulunmuştur ki; o Kitap bizlere hem bir rahmet hem bir şifa kaynağıdır. O Kitap ki, içerisinde hergün sırlarını çözülmesine rağmen hala daha çözülmeyi bekleyen kim bilir kaç tane daha sayısız sırlarla doludur.

Büyük sırlara haiz okudukça sırlarını faş eden hikmet menbaı Süre-i Celilerden biri de, hiç şüphesiz Kehf Süresidir. Bu süreyi okumak zor gediği için, olabildiğince Cuma günleri dinlemeye sayü gayre etmekteyim. Dolayısıyla dinlerken önümdeki kalemle ve kağıtlara çeşitli notlar alıyorum. Bunun bir cesamet oluşmaya başladığında ise notlarımı, bir tefsir mantığı ile değil de; bir çıkarım bir fikir ve anlam açılımı babında düzenlemeye karar verdim.

Süre-i Şerife adını küçük gibi görünen bir kıssa bir anektoda adını vermiş Kehf (mağara) ashabı ile tanımlanan bir grup gençten almıştır. Be gençler hem bir grup hem bir ekip olma hüviyetlerinin her birini sağlamış kemmiyet olarak az belki am keyfiyet olarak kalibrasyonu çok yüksek kişilerden oluşuyordu. Bu bir avuç genç insanlar, bulunduğu toplumdan yaptıkları irşat görevlerinin ardından yürüyüp mağaraya gitmişlerdi. Ardından onların hikayesini duyan bilen insanlar onların yanına yürüyerek onları andılar.

Sürede Hazreti Musa as. Rehber bir genç ile özel bir ilim talimi almak için yürüdüler. Hazreti Musa as. Ardından bu özel Allah tarafından tevdi edilen ledün ilmi için Hızır ile temsil edilen O Allah adamı ile birlikte yürüdüler. Sürenin sonunda ise Zulkarneyn as.’ın ordusuyla kuzeye doğru yürümesinden bahsediliyor. Her bir yürüyüşün kendine ait özel anlamlarının olması en büyük ihtimal olsa da, eylem olarak “yürüme” işine aynı süre içinde bu kadar değinilmesi incelenmeye değer buldum.

Her eylem amacı ile değerini bulan anlam kazanan bir niteliktedir. Biz de bu süreyi değerli olması ve anlam kazanması niyetiyle iktibas atmiş oluyoruz. Adına da “Yürünen Süre: Kehf Süresi” olarak belirledim. Umarım bu ana fikir çerçevesinde bazı noktalara ulaşabilmişizdir.

Geri Dön

© Eser Kocatepe All Rights Reserved. Designed by Mehmet Ali Kocak