Şehirleşmek, Şehirlileşmek, Şehrileşmek…
Şehirleşmek, Şehirlileşmek, Şehrileşmek…
İnsandan insana giden yolda konuttan şehre uzanan bir yol vardır. Hayatı idam ettirdiğimiz, içinde barındığımız, kendisi somut kavramı soyut olan şehirler. Devasa pazarları içerisinde barındıran, lakin kefen almak için çıktığımız(geldiğimiz) yerde büyük sıkıntılar çektiğimiz alışveriş merkezlerini içeren şehirler. Muzaffer Özak Hoca efendinin İrşad 1’inde örnek verdiği Bursa Şehri gibi, hakkal yakin olarak yaşadığımız şehirler. Uzaktan gelip, genelde kıyılarına konuşlandığımız, bir kaç kuşak sonra bizi efsunlayan, doğduğumuz yerleri unutturan hatta oralarda bizi özlemle sıkıntıya boğan yerler. Şehirlileşmeyi bir nebze olsa da becerebilen yeni kuşaklar ile şehirleşmeyi unutturan tamahkâr ruhların birleşimi ile oluşan, hiç çarpık olmadığını varsaysak bile tamamen ruhsuz kentler. Yapılması gerekenler desek, küstahlık mı etmiş oluruz bilemem ama: yeni gelenlerin özünü unutmadan şehre entegre edilmesi ve şehirlileştirilmesi… Onlara şehirli adabına uygun şehirlerin oluşturulması. Kendilerine nezaket, nezafet, hizmet bahşeden amade şehirler imar etmek, ta ki esarete aykırı yapılanmaların önüne geçerek. Ve nihayetinde özü billur gibi pak insanlarımızın, idealize en yakın şehirlerde şehirleşmesinin sağlanması. Her ne ahval altında olursa olsun, bu insanlarımızın beyninin ve kalbinin şehri, yani medeni, yani ulvi bir ruh hedefinin gerçekleşmiş olması. Her olay, kişi ve fikir karşısında bir keskin bakış açısına sahip olması. Özden gelen irfanını şehrin hikmeti ile yoğurması. Ferasete nail olması. İnsanımız bozulmasın. Şehirlerimiz bozulmasın. Kalplerimiz kırılmasın. Bu konu üzerine önemli bir makale oluşturmak dileğiyle. Allah cc.’dan, O’nun Resulü Edibinden önemli ölçüler elde etmek niyeti ve duasıyla.
10.06.2014/Salı/11:31
Geri Dön
© Eser Kocatepe All Rights Reserved. Designed by Mehmet Ali Kocak