1. ÖNSÖZ
Gönderdiği tüm Peygamberlerini ve onların gönderildiği kavim veya toplulukları da hesaba çekeceğini bildiren; bizlere o geçmiş kavimleri ve özellikle de Nebi ve Resulleri bir örneklik olarak tanıtan Allah'ımıza cc. sonsuz hamd ve sena olsun.
Başta Peygamberimiz Hazreti Muhammed sav. olmak üzere; bizlere ayrı fıtrat ve kişilikleriyle her biri en güzel örneklik olmak üzere hayat hikayelerinden kesitler ve bilgiler sunulan O kutlu Nebilere ve inananlarına sonsuz salat ve selamlar olsun.
Yusuf as. bir kadının ki hem de itibar ve nüfuz sahibi güzel bir kadının kendisine olan teklifini reddetmişti. Ancak Allah cc. devam eden ayette “burhanımız görmeseydi belki de meyledecekti.” buyurmuştur. Ben de bu minvalde iken belki de benim de kafama hep taktığım fiziksel görüntüm nedeniyle kadınların bana pek yaklaşmamaları için, Allah’ın bana olan bir koruması bir lütfu olarak görüyordum. Dolayısıyla güzellikte dünyanın en iyisi olan biri de olsan Yusuf as. gibi, benim gibi çirkin biri de olsan Allah’ın koruması ile ancak korunursunuz şeklinde bir fikir belirdi içimde. İşte bu düşünce çerçevesinde böyle bir eser yazıp her bir Peygamber ile kaderimin, hayatımın, fikirlerimin, itikadımın vb. açılardan benzeşimini veya farklarını inceleyeceğim bir kitap yazma fikri ortaya çıktı. Bu konuyu Yusuf as. bahsinde daha da irdeleyeceğiz ve inceleyeceğiz.
Kitap hacminde olmasını istediğim bu eserimin adını da “Onlar ve Ben” olarak belirledim. Her bir Peygamberin sahip olduğu fıtrat ve şahsına münhasır kişilikleri ile kendime özel bulduğum kader ve huy benzerliklerini, Onların hayatlarından Allah’ın bize sunduğu bilgiler ve içime doğuracağı ilhamlar kadarıyla örneklikler bularak incelemek ve faydaya matuf, kadim tarihe küçük bir bilgi notu olarak sunmak üzere bir eser yazmak isteği hâsıl oldu. Tabi bu kararın hemen ertesinde, Necip Fazıl Kısakürek üstadın “O ve Ben” isimli buna benzer Hazreti Peygamber ile kendisi arasındaki hikâyeyi konu eden çalışması da aklıma düştü. Biraz onu da inceleyeceğim ama bu eser kendim ile kutlu Nebilerin kader benzerliklerini ele alacağım hususi bir çalışma olacak. Hâsılı umarım bir fayda ortaya çıkacak.
Allah’ın size sunduğu niyetler, fikirler ve duygular Allah’ın rızası ile teyitli olmasını isteriz ve ona özen gösteririz. Umarız burada kibir, ücup vb. türev günahların ortaya çıkmasına Allah’ımız müsaade etmez. Yoksa benzeştiğimiz Resul ya da Nebi kim, biz kimiz. Bu bilinç ve şuurun idraklerimizden kaybolmaması, bizim kişiliğimizi, karakterimizi geliştirmemize vesile olmasını; velev ki bu eser birinin de önüne düşerse şayet onlar için de bir farkındalık ve fayda oluşturmasını Cenab-ı Kibriya Allah Teala cc.’dan dua ve niyazımdır.
Allah’ın cc. boyalarından biri mesabesindeki bu Peygamberlerinin her birinden alınacak dersler, ibretler ve kazanılması gereken farkındalıklar mevcuttur. Bizler örneğin Musa as. hakkında keşke Hızır as. ile beraberliğe gerçekten daha fazla sabretseydi de daha fazla harikuladelikler ortaya çıksaydı diye hayıflanıyoruz. Ama bakış açımız tıpkı Peyagamberimiz as.’ın “Kardeşim Musa, biraz daha sabretseydi kim bilir daha neler yaşanacaktı.” diye tebessümle buyurduğu Hadisi Şerifteki gibi kabullenmeliyiz.
Tüm insanların imanı bir yanda olsa tek başına imanı ağır basacak olan Hazreti Ebubekir ra. mahviyet halinde taşıp terennüm ettiği kasidesinde; Nerde Musa?, Nerde İsa?, Nerde Yahya?, Nerde Nuh? diye sayarak onların nezdinde diğer tüm Peygamberlerin itibarlarını ve kendi seviyesini takdir eylemiştir. O, Peygamberler silsilesinin son halkası yar-i gari olan Peygamber Efendimiz as.’a bağlanarak o kervanın sahip olduğu anlayış ile dünyada hizmete Ahirette ise cennete ve Cemalullaha yürüdü. İman noktasında en zirvede olan bu ‘sadık’ kişinin yaşadığı gibi yaşıyor olmanın cehdine sahip olmalıyız. Bu bağlamda da her biri güzel örneklikler sunan Peygamberleri; tanıma, tanımlama ve civarlarında konumlanma çabamız ve cehdimiz sayesinde seviye kazanmamız nasip olur ümidindeyim. Allah nasip buyura.
Geri Dön
© Eser Kocatepe All Rights Reserved. Designed by Mehmet Ali Kocak