2. İSİMSİZ KÖLE; ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ VE MOTİVASYON
Asrı Saadette; isimsiz bir köle patronuna-sahibine her daim:
- Ne iş verirsen ver lakin benim ibadetime karışma, ibadet vakitlerinde bana izin ver ki, gidip Peygamberimin arkasında yanında saf tutayım. Onun dışındaki zamanlarda ne iş verirsen bana gam değil, hepsini yapacağım demiştir.
Bu örnekte o isimsiz kölenin tutarlılığının yanı sıra, işinde de düzgünce çalıştığını görmekteyiz. O vefat ettiğinde de Peygamberin onun hakkında hüsnü şahadet etmiş olduğunu biliyoruz.
Hayata bir bütün olarak bakarsak, ibadete yani Allah’ın emirlerine olan düşkünlüğünün yansıra işverenin verdiği işlere de dört elle sarıldığını görmekteyiz bu isimsiz kölede. İşin tanımına göre fazla veya ekiş vermiş, gocunmuyor. Bu da O’nu ra. Muttakilerden yapıyor. Dolayısıyla dini iştiyak, dünyalık işlerin zorluğunun üstesinden gelmeye yarıyor. Ve hatta meslek aşkını pekiştiriyor. İş hayatında başarıya dini yaşantının veya dini ibadetlerin ifası engel olmadığını görüyoruz. İbadet ve faaliyet bütünlüğü bir insanın başarılı olduğunun, en azından zamanı yönetebildiğinin göstergesi oluyor. Güç yoğun bir sektörde dahi asıl olan, Allah’a cc. İtaate güç ve zaman ayırabilecek bir planlama yapmaktır. Zaten yapılan işin kendisini niyete endeksli olarak ibadete çevirmek mümkündür. Takva zaten hayatın tamamını kapsaması anlamına gelmektedir. İş bu nedenle ibadet dışındaki zaten meşru olan faaliyetlerimizi de, meslek aşkı, görev aşkı, vazife aşkı vb. ifadelerle tanımlanan anlayışla ifa edersek, takva hayatına vesile edersek Allah’a aşk derecesinde muhabbeti celp edebiliriz. Meşakkat ve sıkıntı “arasında” veya “sonunda” Allah’a ibadet ve taati, herkesle iyi geçindiği için özellikle de işinin hakkıyla ifa ettikleri için verilen bir ödül olarak ifa ederler. Çünkü ibadet yapılan Allah ancak izin verdiğinden bu gerçekleştirilebilmektedir. Namaz dışındaki davranışlarımız, namaza dâhil edilip edilemeyeceğimize dair insan ihtimal verir.
Kadim işveren iş gören ilişkileri iş tanımı çerçevesinde sürdürüle gelmiş olup, işverenin insaf ve vicdanı belirleyici parametre olmuştur. Nitekim iş görenler lehine çalışma hayatında hak ve imtiyazların tanılanması esasına ve düzenlenmesine endüstri ilişkileri disiplini çerçevesinde incelenmiştir. Endüstri ilişkileri hizmet ya da üretim sektörlerini içeren hangi iş için olursa olsun, tanımlanmış paradigmaları mevcuttur. Normalde iş görenlerin haklarına hukuki bir çerçeve kazandırma ve toplu hareket ederek haklarını zayi etmeme endüstri ilişkilerindeki temel dinamiktir.
İslam’da adaletsizlik en kaçınılması gereken “kul hakkı” günahıdır. Adaletsizlik başta emrimiz altında çalışanlar için yani iş tanımını emir telakki eden iş gören grubumuz için sağlamamız gereken davranışlarda gösterilmelidir. İlahi mesuliyet şuuru nedeniyle işverenler tarafından bile isteye uyulması gereken muamelat olarak ortaya çıkacaktır.
İş görenlerin fiziksel gücüne dayalı hizmet veya üretim sektöründeki işverenler, onlardan maksimum verimi almak için çalışma planlaması yaparlar. Çalışanların insani hakları olmakla birlikte aynı zamanda işverenlerin de onlardan aldıkları verimin belli bir seviyenin altına düşmemesi için gerekli olan bir tedbirdir. Bu örnekte hayatta bir dikili ağacı bile olmayan, isimsiz mesleği salt fiziksel güce dayalı bir köle ama kendisi mana sultanı olan o zat, kendisi için dinlenme saati istemiyor da sadece namaz vakitlerinde Resulullah’ın yanına göndermesini istiyor.
Endüstri ilişkileri konusu bağlamında, işvereninden istediği hak ve talep sadece namaz vakitlerini Mescidi Nebi’de eda etmiş olmak oluyor. Nitekim bunun karşılığında işverenin kendisine verdiği işler ve işlemler konusunu pazarlık etmiyor. Kendisine bu kadarlık talebi yeterli görüyor. Çalışanların hak beklentileri çeşitlilik arz etse de, yapmaları gereken işleri (iş tanımlarına göre) mesai saatleri içinde yerine getirmeleridir. Mesleğindeki özellikler ve yetkinlik mertebesine göre işverenlerine karşı özel ve fazladan özlük hakkı dileyen ve bunu pazarlık eden ücretli çalışanlar olabilmektedir. İsimsiz köle; yemek miktarı, ücret, saat, iş tanımı vb. hiçbir konuyu pazarlık etmeksizin işi kabul ediyor. Sadece kendine ait zamanların, namaz vakitlerine denk gelmesini o sırada iş yerinden mescide gitmesi için izin tanınmasını talep ediyor. Onun iş motivasyonunu sadece bu talep oluşturmuş oluyor. Bu motivasyon ücretli çalışan kişilere bir ölçü olması gerekiyor. Sonuçta hem dünyadaki işlerde başarılı olmak hem de Allah’ın kişiye koyduğu hedefin gerçekleştirilmesi oranında içsel huzura kavuşulacaktır.
İslam’ın en mühim konusu kişilerin haklarına olan ihlallerin önüne geçmesi onları bu vebalden ve haksızlıktan korumasıdır. Nitekim hakkına girilen kişinin mağduriyetinden ziyade hakka giren kişinin vebali daha ağır olacaktır. Endüstri İlişkilerini kavramının İslam nazarındaki itibarı, işverenlerin çalışanlarının haklarına girmemeleri, çalışanların da birbirleri arasındaki adaleti sağlamalarıdır diyebiliriz. Bu bağlamda birçok Hadisi Şerif mevcuttur. Hatta Efendimiz as.’ın sahih olan rivayetlere göre, vefatından hemen önceki emri namaz ve sonrasında “emrinizin altındakilerin hukukuna” riayet edilmesi gerektiği olmuştur.
İş ilişkilerinde işgören, işçi, çalışan tarafından da bakmak icap ediyor. Nitekim işin yapılmasında en etken ve etkin müessir emektir. Emeğin sahibi kişilerin köle örneğinde de gördüğümüz gibi iç motivasyonla dolu olması, ve dış motivasyon ile de makul taleplerinin yerine getirilmesi bir bütündür. Bir gün Rasûlullah (sav) Efendimiz buyurdular: “Hiçbiriniz korktuğu için çalışan kötü köle ve ücreti verilmediğinde çalışmayan işçi gibi olmayın!” (Irâkî, Muğnî, IV, 306) bu ve benzeri hadislerle endüstri ilişkilerinin konusu olacak çok derin hususiyetlere ait bu konu çalışılmaya devam edecektir. Bi iznillah.
“Üretime konu olan her yerde ortaya çıkan, sosyo-ekonomik çevreye bağlı olarak değişebilen, ücretli çalışanlar ile işverenler arasında yürütülen ve merkezinde ücret pazarlığı olan kurumsallaşmış ilişkiler bütünüdür.” “Geniş anlamdaki endüstri ilişkileri deyimi, ücretlilerin istihdam ilişkilerinden doğan çalışma hayatının hemen her konusunu ele aldığından “çalışma ilişkileri” veya “istihdam ilişkileri” yerine de kullanılmaktadır.”
Geri Dön
© Eser Kocatepe All Rights Reserved. Designed by Mehmet Ali Kocak