GİRİŞ
GİRİŞ
ü İSLAM’IN İNKİŞAFINDA MÜSLÜMANLARIN ROLÜ;
Bu eserde fert fert her mümin özelinde yapması gerekenler incelenecektir. Müslüman toplumun teşekkülünde; hedef ve görev tanımlamaları yapılarak inceleme, araştırma, iktibas ve yorumlar içeren bir çalışma mahiyetinde olmasına çalışılmıştır. Her medeniyet kendi insan tipini oluşturur. İslam medeniyeti insan tipi kendisini devrin akışından mesul tutar ve bu minvalde nasıl bir birey olması gerektiğinin derdine düşer.
Þ ETKİLERİ :
Þ YETKİLERİ :
Þ MESULİYETLERİ :
Þ SORUMLULUKLARI :
Þ TEMEL DEĞERLERİ :
Þ AMAÇ-HEDEFLERİ :
Her şeyden önemlisi, inkişaftan biz sorumlu olmadığımızın bilincinde olmamızdır. Lakin inkişafa vesile olacak amellerin neler olduğunu bulmak için arayışta olmamız da elzemdir. Çünkü İslam’ın inkişafı, başta inanları olmak üzere tüm insanlık için sekinet ortamı oluşturacaktır. Bu nedenle her Müslüman birey üzerine düşen; süreç sorumluluğunu ifa etmesi gerekmektedir. Etkilerinin ne olacağı Allah’ın takdir ettiği sırrın ne büyüklükte olacağını bilemeyiz. Kutsal olan bu yolculuğu kutsallara zarar vererek veya kutsalları ifa etmeyerek sürdürmemelidir. O yüzden hedefler açık ve net, görevler ise belirli olacaktır. Lakin asıl olan sürecin taşıdığı değerin nişanesi eylemler olacaktır. Temel değerlerden tavizsiz bir vazife ifası en azından kişiyi Allah’a vasıl edecek olması beklenir.
1. Allah’ın Hakkı
2. Peygamberlerin ve Evliyanın Hakkı
3. İnananların Hakkı
4. İnanmayanların Hakkı
5. Hayvanların Hakkı
6. Bitkilerin Hakkı
7. Cemadatın hakkı
Tüm bu hakları bi-hakkın yerine getirirsek umarız ki İslam’ın İnkişafını, yeryüzüne hâkimiyeti için, umuyorum ki kendimize düşen mesuliyetimizi yerine getirmiş oluruz. İslam’ın; İnkişafı ve yeryüzünü yöneten hâkim kurallar manzumesi olması için her birimiz bireysel bazda hakkı olanların haklarına riayette kusursuzluğu hedeflemeliyiz.
Araf 42: İman edip dünya ve ahiret için yararlı işler yapanlara gelince -ki hiç kimseye gücünün üstünde bir vazife yüklemeyiz- işte onlar cennetliklerdir. Orada onlar ebedî kalıcıdırlar.
Dünya için yararlı veya hayırlı iş, en maksimum derede İslam’ın galebesiyle yaşanacaktır. Bu nedenle İslam’ın İnkişafı çalışmaları bu dünya için yapılan yararlı işlerin en önemlilerindedir. Her Müslüman yüreğin ülküsüdür.
İnsanların en hayırlısı insanlara en faydalı olandır. Hadis-i şerif
HAYIRLI MÜESSESELER BIRAKMAKTA SADAKA-I CARİYEDİR.
Çeşm-i insâf kadar kâmile mîzân olmaz
Kişi noksânını bilmek gibi irfân olmaz | Tâlib
ü Acıların çoğu, beklentilerin fazlalığındandır. Beklentiyi azalttığımızda hayatın yükü hafiflemektedir. * Beklenti dert, beklentisizlik dermandır. * Birbirimize yapacağımız en iyi iyilik, taşıyabileceğimiz kadar beklenti içerisinde olmaktır. İbn Hazm
ü Savaştayken “Namazı sonra kılalım.” diyenlere Hz. Ali'nin (r.a.) cevabı: "Uğruna savaştığımız değerleri ihmal ederek savaşmanın hiçbir anlamı yoktur."
ETKİLERİ:
Müslüman yaşadığı devrin akışından kendini mesul tutar. Bu nedenle etki alanını genişletmek ve bu alanda etken olarak kendinin fonksiyonlarını devreye almakla mükelleftir. Fonksiyonları kendine ne için tanımlanmışsa, o alanda toplumundaki boşluğu tamamlama görevi ona aittir. Etkileri güzel ahlakının saldığı güzel kokular ile yaşadığı muhitte hoş bir reyhan etkisi sunmak olmalıdır. Müslümanın doğal yollarla yani doğduğu andan itibaren ya da akli melekelerini kazandıktan sonra iradi olarak Müslümanlığı kazanmış kişiler şu bilinçte olmalılar: Bedevîler, “İman ettik” dediler. Şunu söyle: “Henüz iman gönüllerinize yerleşmediğine göre, sadece boyun eğdiniz. Bununla beraber Allah’a ve resulüne itaat ederseniz yaptığınız hiçbir şeyi boşa çıkarmaz; Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.” Hucurat 14 teki bu ayet mucibince imanını tahkim edecek tüm çalışmalarla etkileşim içinde olmalılar.
YETKİLERİ:
Her fert bir Muhammed’dir düsturunu ilkesel olarak yaşama cehdi en büyük arzusudur. Hakk’ın halifesi olmakla bu yeryüzünde yetkilendirilmiştir. Diğer tüm varlıkları zulmetmeden ve başkalarının hakkını gasp etmeden meşru olarak kullanma yetkisi kendisindedir. Yetenekleri konusunda ilham yolu ile değil ancak çalışma, gayret ve takdir edilmesi durumunda ortaya çıkmakla mükellefiyeti mevcuttur.
MESULİYET VE SORUMLULUKLARI:
İslam sınırları dâhilindeki her bir fert İslam’ın insaniyetle zıt düşmeyen tüm düsturlarını vicdani olarak uygulama bilincine ermiş olmasıdır. Yani İslam’ın ahlaki hamide vasıflarını üzerine bir huy olarak almış bunları yaşamayı bir zevk olarak telakki eder hale gelmiş olmalıdır. Ahlaklı olmak görev ve sorumluluk ahlakını da gerektirir. Bu nedenle ibadet ve amel hassasiyeti sorumluluk mucibindedir.
KAYNAKÇA:
1. İftar Sevinci Programı Özel Mülâkâtı (23 Mart 2023) RAHMET İNSANININ VASIFLARI NELERDİR: 30. DAKİKA https://www.youtube.com/watch?v=e4eUWF-ob3U&t=870s
2. Tasavvuf, Güzel Ahlâka Kavuşabilme Sanatıdır - Osman Nuri Topbaş
https://www.youtube.com/watch?v=2D47f9TjOXM
3.
Geri Dön© Eser Kocatepe All Rights Reserved. Designed by Mehmet Ali Kocak