3. GLOBALİZASYON ve KÜRESEL ÖLÇEKTE BÜYÜMENİN AMACI

İBRAHİM SÜRESİ:

﴾44﴿ Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin, “Rabbimiz! Bize kısa bir süre daha ver de senin davetine uyalım, peygamberlere tâbi olalım” diyecekleri ve onlara, “Sizin için bir yok oluş bulunmadığına daha önce yemin etmemiş miydiniz?” diye sorulacağı güne karşı insanları uyar.

﴾45﴿ Ve sizden önce (bâtılı seçerek) kendilerine kötülük edenlerin yurtlarına yerleşmiştiniz. Onlara ne yaptığımız sizin için açıkça belli oldu, size misaller de getirdik.

Sizler adeta her biri bir imparatorluk olan, yani sizin öyle sandığınız, kendi memleketlerinizde sonradan çok uluslu olacak firmalar kurdunuz. O firmalarınız, işletmeleriniz siz öldükten sonra bile faaliyetlerine devam edeceği için, markalarınızın yok olmayacağına yemin edecek kadar katiyetle inandınız. Ve hatta markalarınız, firmalarınız ilelebet sürecek diye yeminler bile ettiniz. Hatta daha ileri giderek yerelde oluşturup büyüttüğünüz ve globelleşen markanız hız kesmedi, batılın yaşandığı memleketlerde de önemli(!) büyük(!) markalar satın alıp o yurtlarda merkezler açıp yerleştiniz. Gerek üretim gerekse yönetim yerleşkeleri oluşturdunuz. Batıla uyanların inanmadıkları için kendi nefislerine zulmettiği gibi siz de kendinize; büyümek uğruna zulmediyorsunuz. Hâlbuki onların memleketlerinde, onların markalarını satın alıyor olmanız size en ibretlik misaldi bunu anlamak için. Nitekim eski sahipleri için o işletme ve markalar ölmüş, artık konum veya sahip değiştirerek size geçmiştiler. Siz de tıpkı bu örnekteki gibi iradenizi tamamen yok olmuş bir şekilde Allah’ın eline geçeceksiniz. Allah’ın tutsağı olma kaderi muhakkak olduğu halde kendi nefislerine zulmetmek suretiyle; bu esaretin bedelini önden ödemeyen kişiler gibi olmamanız lazımdır.  Bunu firmalarınız yönetim ve belki de birden fazla olan üretim tesisleriniz; bir kurum da tıpkı bir organizma gibi doğar, büyür, yaşar ve ölürdü en nihayetinde. Siz bunu kurduğunuz holdinglerinizin yok olmayacağı şeklinde okumuştunuz ama işte bu okuma hatalıydı. Ne yapalım peki, büyümeyelim mi? Büyüyelim tabii ki de. Bir üstadımızın dediği gibi; “ büyük gemiler, derin denizlerde yol alırlar.” ancak bu büyüklenmeden büyüme, daha çok hizmete imza atma şeklinde bir gayeye matuf olmalı.

Geri Dön

© Eser Kocatepe All Rights Reserved. Designed by Mehmet Ali Kocak